› Duyuru
Türkü Dostu Asutay Bey radyomuza canlı yayın konuğu olarak haftada bir gün katılacaktır.
23.06.2009 Salı günü değerli türkü dostu Asutay Bey Radyomuza konuk olacaktır.
› Canlı Yayın
Radyomuz yeni adresimizde dinleyicileri ile buluşmaktadır.
Türküye Hasret Kalanlarin mekani yeni yerinde yeni dj kadrosuyla hizmetinizdedir. Özel misafirleri ve canlı yayınlarıyla adından söz ettiren radyomuza emeği geçen herkese teşekkürlerimizi bir borç biliriz.
› Bedelli Askerlik
Sayın milli savunma bakanımız Vecdi Gönül her fırsatta eğer TSK bize celp fazlası olduğunu bildirirse bedelli askerlik söz konusu olabilir diyor. Yoksa olmaz anlamı çıkar buradan. Peki bu ne kadar gerçekçidir, bakalım.
Şayet kanunda belirtildiği gibi TSK bunu talep etseydi yurt dışında çalışanlar için söz konusu olan dövizli askerliğin yarı bedeli ile bedelli askerlik yapılacaktı. Peki, bugüne kadar çıkan hangi bedelli askerlikte dövizli askerliğin yarı fiyatı alınmıştır. Hiçbirinde. Çünkü TSK talep etmemiştir. Ekonomik ve sosyal şartlar sonucu tamamını meclis çıkartmıştır. Dolayısı ile dövizli askerliğin yarı fiyatını bırakın 2 ila 3 katı para alınmıştır bedelli askerlik yapanlardan. Örneklendirelim: Bugün dövizli askerlik (yurt dışında en az 3 yıl çalışmış Türk vatandaşlarının yararlanabildiği askerlik şeklidir,21 gün temel eğitim içermektedir) 5500 Euro dolayısı ile TSK celp fazlam var dese bedelli askerlik 2750 Euro’yu geçemez. Ancak MHP’nin bile kanun tasarısı olarak sunduğu bedelli askerlik teklifinde 7500$(6000 Euro) bedel biçilmiştir. Ayrıca bedelli askerlik ile ilgili kararı her zaman meclis, kendi iradesi ile vermiştir. Hiçbirinde de TSK ve halktan itiraz gelmemiştir. Kamuoyunda bu kadar tutulmadan bu ekonomik krizde diğer hükümetlerin veya Büyük Millet Meclisinin yaptığı gibi ekonomik kaynak olarak çıkartılsaydı şimdiye kadar her şey hallolmuştu. 1 milyon yoklama kaçağı ve bakaya sosyal sıkıntıdan kurtulacak devlet de ekonomik krizde geri dönüşsüz faizsiz harika bir kaynaktan yararlanmış olacaktı.
Ancak bu konuda meclis iradesinin tutumuna bakmak yerine sayın Vecdi Gönül TSK’dan onay beklediği için Türkiye Cumhuriyeti’nde ilk kez 10 yıl geçtiği halde bedelli askerlik çıkmamıştır. Şimdi son 3 bedelli askerlik uygulamasına yüzeysel göz atalım.
DÖNEM SAYI GELİR
1987-1989 : 18 bin 433 kişi 100 milyon alman markı
1992-1993 : 35 bin 111 kişi 168 milyon alman markı
1999 : 72 bin 290 kişi 1 milyar 66 milyon alman markı
Şimdi dikkat edelim. Vecdi Gönül 1 milyona yakın yoklama kaçağı ve bakaya var sözünü kendisi söylemiştir. Yukarıda ki tabloda 1987-1989 arası 18.000 kişi için bile bedelli askerlik çıktığı(3 yılda başvuran sayısı) görülmekte. Acaba TSK bu 18.000 kişi celp fazlası olduğu için mi talep etti de bedelli çıktı. Kesinlikle hayır. Öyle olsa ancak dövizli askerliğin yarı fiyatı alınabilirdi. Oysaki yine 1,5 ila 2 katı bedelli askerlik parası alınmıştır. İlginç olan 1989-1999 arası terörün tüm vahşetini ve hainliğini gösterdiği dönemde çıkmıştır bu bedelli askerlik uygulamaları ve bunun hitap ettiği kesim son derece az sayıdadır. Oysa şimdi bunu bekleyen en az 200.000 fiyat çok makul olursa belki 400.000 kişi olacaktır. Arada ki fark dramatiktir. Türkiye’de okumuş, akademik kariyer yapmış, iş kurmuş ya da iş bulmuş, evlenip aile kurmuş, vergisini ödeyen 27 yaş üstü 100.000’lerce kişi vardır. Bu kişiler, iş verdikleri insanlar, aileleri, çalıştıkları iş yerleri ve daha pek çokları bu sosyal sıkıntının aşılması ve ülkelerine maddi kaynak sağlamak için bedelli askerlik talep etmekteler.
Celp fazlası olduğu asla dile getirilmeyeceği gibi asker sayımız arttığı halde, askere katılımın az olduğu dile getirilmiştir. Peki, kriz öncesi 700.000 olan asker sayımız Nisan ayı sonu itibari le 1.053.000 kişi olarak açıklanması asker açığını mı ifade eder, fazlasını mı? Belki Sayın Genel Kurmay Başkanı’mız dediğinde haklıdır. Askere katılım düşmüş ve %65 lere inmiş olabilir.Peki buna rağmen asker sayımız nasıl artmıştır, bu hiç düşünülmüş müdür.Ya da tek dikkate alınan katılım yüzdesi mi dir, sayı önem taşımamakta mı dır? Türkiye nüfusunun %70 i 20 yaş altındadır. Dolayısı ile askerlik çağına gelmiş kişi sayısı her yıl artmakta dır. Bu da %65 lik bir katılım la bile asker sayısını krizle beraber 7 ayda neredeyse %50 arttırmıştır..
Çünkü krizde işsiz kalan ve tecilli binlerce askerlik çağında ki vatandaş askere gitmek için başvurmuştur. Tecil bozdurmuşlardır. Bunların dışında gözden kaçırılan çok önemli bir ayrıntı var. Geçen yıla kadar geçerli olan kanuna göre yedek subay sınavı yapılacağı 3 günlük süreçte rapor alan yedek subay adayları sınavı kaçırdıkları için bir sonraki dönem ki sınava öteleniyorlardı. Bunu kullanarak yıllarca öteleyen yedek subay adayları vardı. Ancak 6 ay kadar önce çıkan kanuna göre bu 3 günlük rapor süresi suistimaller yüzünden 25 günlük heyet raporu olarak değiştirilmiştir. Yani sınav dönemi 3 günlük rapor artık yetersiz olacaktı. Bu durumda yine bunu kullanarak askere gitmeyen (çünkü dilediğince ötelene biliyordu 3 günlük raporla bir sınırlama yoktu bu öteleme konusunda) binlerce kişi askere gitmek zorunda kaldı.. Yani kimisi yedek subay olarak kimisi kısa dönem olarak, yedek subay adaylarının tamamı askere alınmış oldu.
Pek çok tecil bozduran veya okulunu bitirir bitirmez askere başvuran bu vatandaşlara halen 6 ila 12 ay arasında ileri tarihte askere alınabilecekleri, ilgili askerlik şubelerince söylenmektedir. Madem katılım bu denli az neden bu vatandaşlar hemen askere alınmıyor da yarım ila bir yıl ileri tarih veriliyor, düşündürücüdür. Belki sayın genel kurmay başkanımız eksik bilgilendiriliyordur. Askere alım yüzdesi kendisine iletilirken asker sayısının arttığı iletilmemektedir. Yoksa alım %65 iken asker sayısının artışının %50 artmış olduğu hiç dile getirilmemiştir, askeri makamlar tarafından.
Halkımız kendi çıkarları doğrultusunda çıkartılan bedelli askerliklere tepki göstermemiştir. Şimdi de IMF kapılarında dolaşıp, özelleştirilecek kamu malı kalmadığı durumda bedelli askerliğe, hele 10 yıldır biriken, yığın olan 27 yaş ve üstü bunca insan var iken asla hayır demeyecektir. Daha önce bu tarz bir itiraz olmuş ancak T.C. mahkemelerince bunun eşitsizlik olmadığına kanaat getirilmiştir. Zaten eşitsizlik ise bahsedilen şu anda yapılan eşitsizlik değilmidir? Daha önce 18.000 kişi için bile çıkartılmış, maddi getirisi şimdi getireceğinin 1/10 u bile değilken hem celp fazlası olmayan bedelli askerliğin Türkiye Cumhuriyeti’nde 10 kez çıkartılması, ancak şu anda ülkemiz büyük bir krizin içinde iken, işsizlik almış başını giderken, pek çok aile sahibi ve iş yeri ve iş sahibi yaşı başı geçmiş Türk Vatandaşı bunu beklerken, çıkmaması haksızlık değil mi? Bu insanların suçu bu hükümet ve genel kurmay başkanı döneminde yaşamaları mı?
Ayrıca AKP hükümeti bedelli askerliği 2002 yılında seçim bildirgesine koymuştur. Şu anda kriz almış başını gitmiş; üstelik bu global krizin daha da derinleşeceği söz konusu iken, iş sahibi ve iş yeri sahibi olanların zorla kopartılıp askere alınması ancak tecil bozduran veya hemen askere gitmek isteyen vatandaşlara ise 6 ay ila 1 yıl sonraya gün verilmesi ne kadar doğru ve ülkemiz için ne kadar yararlıdır. Eminiz ki herhangi bir Avrupa devleti ya da ABD de bu tarz bir ekonomik kaynak olsa bir an düşünmez ve uygulamaya koyarlardı. Hükümetin bedelli askerliği çıkarması için hemen her şart uygundur. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde 10 yıl boyunca bedelli askerliğin çıkmadığı hiç olmamıştır. İlk bedelli askerliği ise Atatürk çıkartmıştır. Bu arada Atatürk’ün bu sözü anlayana çok şey izah edebilmektedir. ”Hiçbir medeni devlet yoktur ki, ordu ve donanmasından önce ekonomisini düşünmüş olmasın. 1923”
Ayrıca mecliste ki tüm partiler bedelli askerliği desteklemekteler. CHP ve MHP gibi iki büyük muhalefet partisi bile bu konu ile ilgili soru önergesi vermişlerdir. Yani hükümet mecliste bu konuda tam destek alacaktır. Dolayısı ile halk tepkisi oluşması söz konusu değildir. Zaten halkın beklediği, kendisini daha fazla sıkıntıya sokmayacak, kemer sıktırmayacak (Örn: IMF ye muhtaç edip ona faizli borç ödemeyecek) bir maddi kaynak bulunması ve ileri yaşta olup halen askere gidememiş olanların yaşadığı sosyal sıkıntıyı meclisin gidermesidir.
TSK ciddi bir profesyonel orduya geçiş ve modernizasyon aşamasında dır. Bunun için çok ciddi maddi kaynak gerekmektedir. Artık dünya da göğüs göğüse savaş devri kapanmıştır. Teknolojisi iyi olan kazanıyor.
Şimdi bedelli askerlik bekleyen yoklama kaçağı ve bakayaları bekleyen çok daha ciddi ve büyük bir tehlike var. 13 Şubat’ta çıkan yeni kanun ile 13 Mayıs’a kadar askere giden yoklama kaçağı ve bakayalara cezai işlem uygulanmayacak ancak bu tarihten sonra başvuranlar ciddi cezalar ile yargılanacaklardır. Öğrencilere, vergi borcu olanlara af çıkartan , sicil affı çıkartan ve şimdide dağdaki teröristi indirmek için af çıkartmayı düşünen devletimiz yoklama kaçakları ve bakayaları cezaevine mi yollayacak. Bedelli askerliği halka anlatamayız diyorsunuz, bunu halka nasıl anlatacaksınız. Bu insanların kimisi yanlarında onlarca belki yüzlerce işçi çalıştırıyor, kimisi iş bulmuş kriz ve işsizlik ortamında işini kaybetmemek için savaş veriyor, kimisi ailesine bakıyor ve kredi ve kredi kartı borcu ödüyor. Bu yaşı 27 yaş üstü olmuş kişileri askere almak ülkeye fayda mı, zarar mı getirir?
Çıkacak bir bedelli askerlik ülke ekonomisine ciddi yarar sağlayacaktır. Belki de bugüne kadar bedelli askerlikten elde edilmiş gelirin tamamının toplamı kadar. Başvuru sayısı tahmini150.000-250.000 kişi arası varsayılıyor. Bu insanlar zengin değil. Daha önce de bedelliye giden onbinlerce vatandaş gibi 36 ay krediye başvuracaklardır. Zengin olan ise yurt dışına gidiyor, iş kuruyor geliyor sınırsız uzatıyor askere gitme süresini ya da yurt dışında kendi iş yerinde çalışıyor gösteriyor ve dövizli askerlik yapıyor. Yani yurt dışında vergi ödeyip, bulunduğu ülkeyi kalkındıran kişiye bu askerlik uygun görülüyor, ancak ülkesinden kaçmamış, ülkesine vergi veren, kalkındıran, istihdam sağlayan yaşı geçmiş, hayata atılmış, aile kurmuş kişilere daha önce 10 kez tanınmış hak tanınmıyor. Eğer bedelli askerlik eşitsizlik ise bu eşitsizlik değimlidir. Ya da bedelli askerlik suç ise daha önce 10 kez bedelli askerlik çıkartılması bu ülkenin 10 kez suç işlediği anlamını mı taşır? Şu anda bedelli askerliği halka anlatamayız düşüncesinde olanlar, daha öncekileri nasıl anlatacak. O zaman terör yok muydu diyecek. 1989-1999 arası yukarda yazdım terörün en ateşli zamanın da bile bedelli çıkmasına vesile olan izin veren hükümetler ve TSK suç mu işlemişlerdir. Lütfen halkımızı yanlış yönlendirmeyin devlet büyüklerim. Özet şudur: Sayın bakanımız Vecdi Gönül’ün tarif ettiği celp fazlası için bedelli askerlik daha önce çıkan bedelli askerliklerde asla söz konusu olmamıştır, ekonomik sebeplerle meclis tarafından çıkartılmıştır; Sayın Genel Kurmay Başkanımızın; halka bu durumda bedelli askerliği anlatamayız demesi ne derece doğrudur. Daha öncekiler nasıl anlatıldıysa, Atatürk nasıl anlattıysa bir şekilde anlatılır ve halk daha önceki bedelli askerlik uygulamalarını ve daha pek çok şeyi anladığı gibi şüphesiz bunu da anlayacaktır. Tüm basın yayın organları ve kamuoyu, hükümet yanlısı ve muhalif basın tamamı bedelli askerlik uygulamasını ülke çıkarları doğrultusunda zaruri görmekte ve destek vermektedirler.Dolayısı ile bedelli askerlik uygulaması daha çok tartışılmadan ve uzatılmadan çıkartılmalı. Halk bunu daha önce çıkartılan 10 bedelli askerlik uygulaması gibi çok iyi anlayacaktır. Daha önce meclisten ve kamu oyundan daha çıkmadan bu kadar çok destek gören bedelli askerlik uygulaması olmamış olacaktır.
Tüm bu bilgiler ve düşünceler ışığında BEDELLİ ASKERLİK uygulamasının tekrardan hayata geçirilmesini ve sayıları yüzbinleri hatta milyonları bulan Bedelli Askerlik bekleyen ve yakınlarını içinde bulundukları psikolojik sıkıntılardan kurtarılarak tekrar hayata bağlamanızı talep ediyorum....Gereğini yapacağınızı ümit ediyorum...
Saygılarımla.
Emre KURNAZ...
Barışta bedelli, savaşta temelli askeriz..
(7/5/2009)
Emrecannn
.........